OECD Raporu: “Verimliliğin Geleceği”
Turkish Login
Turkish Login
Turkish Login

OECD’nin gelecekteki büyümenin önündeki engelleri tespit ettiği ve bunlara yönelik çözüm önerileri geliştirdiği raporu ‘Verimliliğin Geleceği’ (Future of Productivity) adıyla Temmuz ayında yayımlandı. Raporda OECD ülkeleri özelinde belli başlıklara ağırlık veren genel bir verimlilik değerlendirmesi yapılmaktadır. Giriş ve sonuç haricinde 4 bölümden oluşan raporun ilk bölümünde OECD ülkeleri verimliliğinin geçmiş trendleri karşılaştırmalı olarak incelenmekte, krizin etkisiyle derinleşen durgunluğun olası sebepleri üzerinde durulmakta ve gelecekte sağlanacak verimlilik artışının kaynakları araştırılmaktadır. Verimlilik üzerine teknik değerlendirmelere ayrılan ikinci bölümde; küresel üretimde öncü firmaların oluşturduğu sınır (global production frontier), yeniliklerin yayılması (diffusion of innovations) ve firma heterojenliği ve kaynakların yeniden dağıtımı (firm heterogeneity and reallocation) konuları ele alınmaktadır. Küresel düzeyde verimlilik artışının yollarının araştırıldığı üçüncü bölümde; küresel bilginin yaygınlaşmasını (spillover) sağlamak, verimli firmaların sıçramalarına izin vermek ve beşeri sermayeyi kuvvetlendirmek amaçları üzerinde yoğunlaşılmaktadır. Bu kapsamda dördüncü bölüm, tüm bu süreçler için kamu politikasının rolüne ve katkısına odaklanmaktadır.

Bu yazının devamında, yukarıdaki önbilgiye ek olarak raporun ulaştığı sonuçlara yer verilecektir. Buna göre raporda beklentileri karşılamaktan uzak verimlilik trendlerinin ardında yatan nedenler arasında, bu süreçte bilgiye dayalı sermaye (knowledge-based capital-KBC) birikiminin durgunlaşması ve açılan yeni işletme sayısındaki azalmanın altı çizilmektedir. Ayrıca bu nedenler verimlilik bağlamında yapısal bir sorunun varlığına işaret kabul edilmektedir.

Verimlilik değişimlerini daha iyi yorumlayabilmek için raporda, farklı verimlilik düzeyindeki firmalar birbirinden ayrı ele alınmaktadır. Bu ayrımdan hareketle, küresel düzeyde en verimli firmalar (küresel öncü firmalar), ulusal düzeyde en gelişmiş firmalar ve geride kalan (laggard) firmalar arasındaki verimlilik düzeyi farklılıkları yorumlanmaktadır. Buna göre 21. yüzyılda ortalama verimlilik düzeyinde istenen artışlar yakalanamamış olmasına rağmen küresel öncü firmalar için verimlilik artışları görece yüksek seyretmiştir. Açıkça ifade etmek gerekirse OECD ekonomileri içinde en gelişmiş 100 imalat sanayisi firmasının işgücü verimliliği 2000li yıllarda yıllık ortalama % 3,5 artarken, geride kalan firmalar ortalama % 0,5 artış sağlayabilmiştir. Ancak bu firmaların yaşlandığı göz önünde bulundurulduğunda radikal yenilikler ve verimlilik artışının durgunlaşma tehlikesi ortaya çıkmaktadır.

Hizmet sektöründe firmalar arasındaki bu ayrışma daha da fazla göze çarpmaktadır. Hizmet sektörünün, çoğu ekonomi içindeki payının artma eğiliminde olması, bu durumu daha da önemli kılmaktadır. Bunun yanında lojistik, finans ve iletişim gibi hizmetlerin, firmaların küresel değer zincirlerine dahil olabilmesi açısından da dikkatle ele alınması gerekmektedir.

Rapordaki ilginç bulgulardan bir tanesi; raporun şu anki verimlilik durgunlaşmasının temel nedeni olarak yeniliklerin yavaş veya yetersiz düzeyde gerçekleşmesini değil, ortaya çıkan yeniliklerin ekonomi geneline yayılım hızının düşük olmasını (bu durum yayılım mekanizmasının bozuk olması olarak da adlandırılmaktadır) işaret etmesidir. Buna göre küresel öncü firmalar ve diğerleri arasındaki verimlilik düzeyi farkı dikkatleri üç alana yoğunlaştırmaktadır. Bunlardan ilki; ulusal düzeyde gelişmiş firmaların küresel öncü firmalar seviyesinde geliştirilen yeni teknoloji ve bilgiyi kullanabilme yeteneğidir. İkincisi, ulusal düzeyde gelişmiş firmalarda var olan teknoloji ve bilginin geride kalan firmalara yayılımıdır. Üçüncüsü ise, küresel öncü firmaların rekabet üstünlüğü kaynağı olan örtük (tacit) bilginin artışıdır. Sonuçta raporda önerilen şekliyle, küresel öncü teknoloji ve bilginin yayılımından elde edilecek toplam fayda, kıt kaynakların en verimli firmalara yeniden tahsisini sağlayacak politikalar aracılığıyla artırılacaktır.

Raporda ele alınan bir başka alan beceri uyumsuzluğudur. Araştırma sonuçları, OECD ekonomilerindeki çalışanların dörtte biri için, işler ile çalışanların becerileri arasında uyumsuzluk olduğuna işaret etmektedir. Bu uyumsuzluğun zaman içinde artmaya devam edeceğine yönelik araştırma bulguları ve beşeri sermaye birikiminin durgunlaşması bu sorunu halletmenin önemini bir kez daha artırmaktadır. Ayrıca bu alanda görece yüksek oranlar işgücü piyasasında eşleştirme konusunda katılığa ve ücret eşitsizliğine işaret etmektedir. Bu noktada bu sorunu aşmak üzere üretilen politikalar, firmaları daha uyumlu becerilere sahip insanları istihdam etmek konusunda teşvik ederek eşitlik yönünde katkı sağlayacaktır. Zira insan kaynaklarının beceriler ve istihdam alanları açısından daha etkin tahsis edilmesi ile işgücü verimliliğinin bazı ekonomilerde % 10’luk bir artış sağlayabileceği de bulgular arasındadır.

Raporda, verimlilik artışını sağlayacak politikalar aşağıdaki şekilde maddelendirilebilir:

• Kamu finansmanı ve temel araştırma organizasyonu alanlarında iyileşmeler sayesinde araştırmacılar için doğru teşvikler sağlanacak ve verimliliğin küresel düzeyde ulaşılan uç sınırı ileriye doğru genişletilecektir.

• Uluslararası bağlantıların artışı ve çok uluslu girişimlerin Ar-Ge öncülüğündeki kilit rolü -temel araştırma ve Ar-Ge vergi teşvikleri, kurumlar vergisi ve fikri mülkiyet hakları gibi- ilgili politikaları koordine edecek küresel mekanizmalara duyulan ihtiyacı ortaya çıkarmıştır.

• Küresel düzeydeki öncü yeniliklerin ulusal düzeyde gelişmiş firmalara yayılmasıyla sağlanan verimlilik artışı; ticaret serbestisi, küresel değer zincirlerine katılım ve nitelikli işgücünün uluslararası hareketliliği ile desteklenmektedir. Küresel değer zincirlerinde yer almanın uluslararası ticarete yönelik engellerin kaldırılmasından ve hizmetlerin düzenlenmesinden elde edilecek faydayı artıracağı öngörülmektedir.

• İyi işleyen ürün, işgücü ve risk sermayesi piyasaları; ulusal düzeyde gelişmiş firmaların belli bir ölçeğe ulaşmasına, küresel piyasalara girmesine ve küresel yeniliklerden faydalanmasına yardımcı olacaktır. Bunlar; kaynakların etkin olmayan firmalara yönelmesini önlemeyi amaçlayan -iflası aşırı cezalandırmayan etkin yargı sistemleri ve iflas hukukunu içerecek şekilde- politikalar kadar önemlidir.

Üstün yönetim pratiklerinin uyarlanmasını destekleyen ve etkin olmayan iş yapılarını korumayı teşvik etmeyen rekabetçi ve açık iş ortamı, firma içi verimlilik artışlarını desteklemektedir. Aynı zamanda güçlü rekabet, var olan teknolojilerin geride kalan firmalara yayılımını hızlandırmaktadır.

• Ar-Ge mali teşviklerini, firma-üniversite işbirliğini ve fikri mülkiyet haklarının korunmasını içeren yenilik politikaları; uygulamalı araştırmayı temel araştırmanın, yerleşik firmaları genç firmaların karşısında avantajlı kılmayacak şekilde tasarlanmalıdır.

• Firmaların piyasaya giriş ve çıkışı önündeki engelleri azaltmaya yönelik ve işgücü piyasalarında etkin eşleştirme sağlayacak çerçeve politikalar beceri uyumsuzluğunu azaltarak verimlilik performansında artış sağlayabilecektir.

• İşgücü hareketliliğini kısıtlayan ve beceri uyumsuzluğunu artıran mülk edinmede yüksek işlem maliyeti gibi politikalara yönelik reformlar ve hayat boyu öğrenmenin desteklenmesi, yavaşlayan büyüme ve artan eşitsizlikle mücadelede giderek daha önemli hale gelmektedir.

Özetle raporda verimlilik artışının sürdürülmesi için piyasalara yönelik reformlar ve başarısız olan firmaları aşırı cezalandırmayacak iflas yasaları, firmaların yeni teknolojileri deneyimlemesi için teşviklerin artırılması, kaynak tahsisinin daha etkin hale getirilmesi ve küresel değer zincirlerine katılımın faydalarının maksimize edilmesi önerilmektedir. Bunların yanına istihdam hareketliliğini kolaylaştıracak politikalar olarak; ikamet hareketliliğini artıracak konut piyasası politikaları, hayat boyu öğrenmeyi teşvik politikaları, işe alma ve işten çıkarmaya yönelik çok yüksek ve öngörülemeyen maliyetler yüklemeyen iş güvencesi yasaları eklenmektedir. Bu politikalar verimli firmaların büyümesine çalışan becerilerinin uyumsuzluğunu azaltarak katkı sunacaktır. Hükümetler ayrıca yetkinlik geliştirmeye odaklanarak ve insan becerilerinin istihdam edilirken etkin tahsis edilmesini sağlayarak bu süreci destekleyeceklerdir. Verimlilik artışını yeniden harekete geçirmek ve paylaşım eşitsizliğini gidermek için hükümetlerin firmaları bilginin yayılımı konusunda desteklemesi gerektiği ifade edilmektedir.

‘Verimliliğin Geleceği’ raporu, gelecekteki büyümenin önündeki engelleri belirleyen ve ortadan kaldırmaya yönelik politikaları ortaya koyan bir çalışma olarak önem taşımaktadır. Rapora hâkim fikir olarak, verimliliğin daha çok çalışmak yerine daha akılcı çalışmak anlamına geldiği ve daha fazla çıktı üretmek için yeni fikirler, teknolojik yenilikler ve yeni iş modelleri ile girdilerin daha iyi bir araya getirilmesi gerektiğinin altı çizilmektedir.

Gülçin MANZAK AYDIN / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Verimlilik Genel Müdürlüğü)

 

Kaynak <https://anahtar.sanayi.gov.tr/tr/news/oecd-raporu-verimliligin-gelecegi/2103>

e-Bülten 'e Kayıt Olun

Güncel Haberler, Kampanya ve İndirim Teklifleri hakkında bilgilendirilmek isterseniz e-Bülten Programımıza üye olabilirsiniz.

Hakkımızda

Yeni millenyum ile beraber internet ve eTicaret hayatımızın değişmez bir parçası oldu. Artık dünya eskisinden de küçük, ve eskisinden de hızlı dönüyor. Zaman ve kaynakların çok daha değerli olduğu günümüzde, 2005'ten beri sizleri en doğru kaynaklara yöneltebilmek için çaba sarf ediyoruz.

fabrikadan.com'da yer alan kullanıcıların oluşturduğu tüm içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriğin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından fabrikadan.com hiçbir şekilde sorumlu değildir. Sorularınız için ilan sahibi ile irtibata geçebilirsiniz. Yer Sağlayıcı Belge No : 581